Disparitions forcées en Colombie

Disparitions forcées en Colombie

Les premiers cas de disparitions forcées en Colombie apparaissent dans les années 1970. Depuis, les disparitions forcées ont continué, augmentant ou diminuant selon les aléas du conflit interne mais sans jamais s’arrêter. Aujourd’hui encore les disparitions forcées de personnes continuent. Entre 1985 et 2016, les chiffres officiels du centre de mémoire historique parlent de 60.630 personnes disparues forcées.

La disparition forcée a été inclue dans le code pénal colombien en tant que délit à peine en 2000 (Loi 589, 24 juillet 2000) et une commission nationale pour les disparitions forcées a été crée en 2005.

Cependant, l’impunité est aujourd’hui encore la règle générale: peu de cas ont abouti à la récupération des corps des personnes disparues et encore moins de cas ont fait l’objet de procès menant à une condamnation des responsables

La disparition forcée en chiffres (1985-2016)

Otomatik alternatif metin yok.

 

(sources:http://www.centrodememoriahistorica.gov.co/descargas/informes2014/desaparicion-forzada/Tomo-II.pdf; https://documents-dds-ny.un.org/doc/UNDOC/GEN/G06/102/25/PDF/G0610225.pdf?OpenElement ).

Qui sont les auteurs des disparitions politiques en Colombie?

Les disparitions forcées ont été utilisées à différents degrés par les différents acteurs armés du conflit:

  • Au moins 64% des disparitions forcées sont dues à des groupes liés à l’Etat (forces de l’ordre, groupes paramilitaires, nouveaux groupes paramilitaires post-démobilisation et groupes mixtes paramilitaires-forces de l’ordre)
  • Autour de 20% des disparitions forcées sont dues à des groupes de guérillas – dans 16% des cas de disparition les responsables ne sont pas identifiés

Pourquoi ont lieu les disparitions politiques en Colombie?

  1. La disparition forcée comme châtiment

La disparition est exécutée à manière de châtiment de façon sélective contre:

  • Les identités politiques dissidentes
  • Les pratiques considérées immorales ou menaçantes pour l’ordre social imposé par les acteurs armés
  • Les pratiques qui vont à l’encontre du pouvoir ou du contrôle des acteurs armés

-Les personnes qui entrent ou restent dans des zones où leur présence est interdite par les acteurs armés

-Les personnes qui refusent d’abandonner leur territoire

-Les personnes qui refusent de cesser de chercher leurs disparus

  1. La disparition forcée comme mécanisme de terreur

La stratégie de la disparition forcée a été utilisée pour installer la peur et affirmer la domination des acteurs armés grâce a cette violence invisible basée sur la dissimulation des corps tout en laissant des traces des pratiques violentes (traces sur les lieux de torture, objets appartenant aux disparus, traces sur les corps emportés par les fleuves, connaissance de ce dont sont capables les acteurs armés)

  1. La disparition forcée comme mécanisme de dissimulation des responsabilités La disparition forcée a été utilisée par différents groupes armés :

-Pour rendre invisible leur responsabilité et assurer l’impunité

-Pour manipuler les chiffres et cacher la dimension de la violence perpétrée sur la population, cacher les faits violents et dévier l’attention des autorités

-Pour manipuler les chiffres des résultats des combats, en cachant les corps de combattants ou en présentant des civils comme “morts en combat”

Chronologie de la disparition forcée en Colombie (1970-2015)

Otomatik alternatif metin yok.

La disparition forcée selon les périodes

1970-1981. L’irruption de la disparition forcée: “la contention de la menace communiste” 1982-1990. La généralisation de la disparition forcée: “une guerre changeante dans un contexte turbulent”

1991-1995. La contention de la disparition forcée: “le réajustement du conflit armé dans un nouveau contexte”

1996-2005. L’explosion de la disparition forcée: expansion paramilitaire, renforcement des guérillas et crise de l’Etat”

2006-2015. La disparition forcée diminue mais ne cesse pas: “faux positifs, éclosion de nouveaux groupes paramilitaires post-démobilisation et affaiblissement des guérillas

2016-2017. La disparition forcée continue: “reprise par les nouveaux groupes paramilitaires des territoires libérés par la guérilla FARC suite aux accords de paix avec le gouvernement”

Gözaltında Kayıplar ve ICAD

Gözaltında Kayıplar ve ICAD

Gözaltında Kaybetme Nedir?

Gözaltında kaybetme, devletlerin halklara ve onun örgütlü güçlerine karşı uyguladığı özel bir baskı ve yok etme yöntemidir. İnsanlar kaçırılıp öldürülür, yakınlarına ve kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmez. Böylece kişinin yaşayıp yaşamadığı belirsizlik içinde bırakılarak, toplum korkutulmaya, sindirilmeye ve susturulmaya çalışılır.

Gözaltında kaybetme, planlanarak uygulanan bir devlet politikası ve onun sonucu olan bir devlet terörüdür. Gizli cezaevleri, işkence ve katliamlar da bu politikaların birer parçasıdır.

Gözaltında kayıplar, devletlerin başvurduğu insan haklarını yok etme yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Bu yönteme başvuran devletler, bu yöntemi toplumsal muhalefeti bastırma stratejilerinin bir parçası olarak uygularlar. Kirli savaşlar, demokratik örgütlenmelerin yasaklanması, siyasal muhalefete karşı kitlesel tutuklamalar, sistematik işkence ve katliamlar bu stratejinin birer parçalarıdırlar.

Neden Gözaltında Kaybetmeler?

 Gözaltında kayıpların arkasında yatan neden, işçi sınıfı ve emekçilerin örgütlenmesini, baskıya ve sömürüye karşı hak alma mücadelesini bastırmak ve yok etmektir. Toplumsal muhalefet gelişip sistemi zorladıkça, bir avuç azınlık, çıkarlarını korumak için elinde tuttuğu devlet gücünü halka karşı kullanmaktadır. Gözaltında kayıpların yaşandığı ülkelerdeki doğal kaynakların ve emeğin sömürüsü gibi nedenler, uluslararası tekellerin de bu baskı yöntemini uygulamalarını sağlamaktadır.

Dünyamızda 1920’lerde kayıtlara geçmeye başlayan bu yöntem, Hitler faşizmi döneminde “gece ve sis” operasyonlarıyla bilinir, 1970’li yıllardan buyana ABD’nin denetiminde Latin Amerika’da sistematik ve kitlesel olarak uygulanan bu yöntem, bugün de başta Kolombiya, Sri Lanka, Tamil Ealam, Filipinler, Irak, Afganistan, Baluchistan, Kaşmir olmak üzere birçok ülkede uygulanmaktadır.

 ICAD’ın Kuruluşu ve Mücadelesi

Gözaltında kayıplara karşı ötedenberi farklı ülkelerde mücadele yürüten kurumlar var. Farklı ülkelerde mücadele yürüten kurumlardan temsilciler, kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları 17 – 19 Mayıs 1996`da İstanbul’da “Susma” şiarıyla düzenlenen 1. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nda biraraya geldiler. Kurultay, uluslararası bir örgütlenmenin ihtiyacını gördü ve Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Komite (International Committee Against Disappearances) – ICAD’ı kurdu.

ICAD, gözaltında kayıplara karşı mücadeleyi uluslararası alanda güçlendirmek için, uluslararası kurultaylar, bilgilendirme toplantıları, film gösterimleri, resim sergileri, yürüyüşler ve mitingler gibi etkinlikler düzenlemektedir.

ICAD, 11 – 13 Temmuz 1997 tarihinde Kolombiya’nın başkenti Bogota’da 2. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nı, Kolombiya insan hakları örgütü ANDAS ile birlikte gerçekleştirdi. „Yaşam İçin Bir Işık” adıyla yapılan yürüyüşle başlayan kurultayda devletlerin, paramiliter güçlerin ve uluslararası tekellerin gözaltında kayıplardaki rolleri ortaya kondu.

3. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı ise, 14 – 21 Mayıs 1999 tarihlerinde Filipinlerin başkenti Manila’da, insan hakları örgütü KARAPATAN ve kayıp yakınları örgütü DESAPARECIDOS ile birlikte gerçekleştirildi. Kurultay, fiili olarak başlamadan önce, delegeler 2 günlük bir gezi-araştırma ile “küreselleşme”nin emekçilere getirdiği sefaleti, çelişkileri ve halk üzerinde estirilen terörü bizzat yerinde gördüler. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Günü olan 17 Mayıs’ta Manila’da bir yürüyüşle başlayan Kurultay boyunca delegeler, gözaltında kayıp sorununun yanı sıra, “küreselleşme” ve onun insan haklarına olumsuz etkilerini de gündemlerine aldılar.

ICAD, 4. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayını 17-21 Mayıs 2002 tarihlerinde Almanya’nın Nürnberg kentinde gerçekleştirdi. ,,Küreselleşme: İnsan Hakları Artık Geçersiz mi? Gözaltında Kayıplar, İşkenceler. Askeri Mahkemeler, Tecrit, Cezaevleri, Savaşlar, Yoksulluk…” başlığıyla gerçekleştirilen kurultay, açılan resim sergisi, yürüyüş, oturma eylemleri ve enternasyonal dayanışma gecesi ile güçlendirildi. ICAD bu kurultay ile gözaltında kayıplar sorununu, nedenlerini, devletlerin ve tekellerin sorumluluklarını kamuoyunun gündemine bir kez daha taşıdı.

ICAD, 5. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nı 16-20 Mayıs 2006 tarihleri arasında YAKAY-DER ile birlikte “Savaş ve İşgal: İnsan Hakları İhlalleri, İşkence ve Gözaltında Kayıplar” başlığıyla Türkiye/Kuzey Kürdistan’da Diyarbakır’da topladı. Kurultay, Ortadoğu`da savaş ve işgal koşullarında, işkenceler, katliamlar ve gözaltında kayıpların boyutlarına vurgu yaptı. 18 ülkeden 50 uluslararası delegenin ve toplam 300 cıvarında delegenin katıldığı kurultay, oturma eylemi, film gösterimleri, resim sergisi, kayıplar için ağaç dikimi ve 3 ayrı çalışma gruplarıyla önemli bir deneyim oldu. Polisin sürekli baskısına rağmen, kayıp yakınları cesurca sorumluların hesap vermesini ve toplu mezarların açılmasını talep etti, mücadelenin gerekliliğini vurguladı.

ICAD, “Savaşlar, Ulusal Hareketler ve Kayıplar” başlığı altında gerçekleştirdiği 6. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nı ise, 9-12 Aralık 2010 tarihlerinde Londra’da topladı. Kurultaya Balucistan, Tamil Ealam, Srilanka, Filipinler, Penjap, Kaşmir, Nepal, Hindistan, Kuzey Kürdistan, Türkiye, Meksika, Arjantin, Şili, Kolombiya, ABD, Etiyopya, Fas, Bask, İsviçre, İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Norveç, İngiltere ve İrlanda olmak üzere farklı kıtalardan 27 değişik ülke ve ulustan aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 123 delege katıldı. Katılımcılar kurultay boyunca, yaşadıkları baskıları, saldırıları, kayıpları; toplamında yaşadıkları acıları ve bunlara karşı mücadele deneyimlerini paylaşırken, gelecek döneme ilişkin gözaltında kayıplara ve insan hakları ihlallerine karşı mücadeleyi ortaklaşa nasıl geliştirebileceklerini de tartıştılar. Bu tartışmalar kısmen ana oturumlarda ve esas olarak da

“Savaşlar ve Gözaltında Kayıplar”, “Ulusal Hareketler ve Gözaltında Kayıplar” ve “İnsan Hakları İhlallerine Karşı Mücadele” konulu çalışma atölyelerinde yürütüldü. Kurultay süresince, oturma eylemleri ve yürüyüşler yapıldı, film gösterimlerinin yanı sıra resim sergileri açıldı.

ICAD’ın mücadelesinde Uluslararası Gözaltında Kayıplarla Mücadele Haftası olan 17-31 Mayıs tarihleri önemli bir yer tutmaktadır. ICAD, her yıl bu tarihlerde yoğunlaştırılmış bir kampanya ile gözaltında kayıplar sorununa dikkatleri çekmektedir.

ICAD Ne İstiyor?

ICAD, dünyanın her yerinde gözaltında kayıpların ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını istemektedir.

ICAD, gözaltında kayıpları ve insan hakları ihlallerini durdurabilmek için, örgütlü mücadelenin gerekli olduğuna inanmaktadır. Gözaltında kayıplara karşı, kayıp yakınları ve örgütlenmelerinin yürüttüğü mücadelenin desteklenerek büyütülmesini ve uluslararası alanda koordine edilmesini hedeflemektedir.

ICAD, gözaltında kayıplara karşı mücadelenin, halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesinden ayrı ele alınamayacağına inanır.

ICAD, sadece gözaltında kayıpların sonuçlarını değil, özel olarak gözaltında kayıplar sorununda ve genel olarak da her türlü baskının nedenlerini, perde arkasındaki sorumlularını ve uygulanan yöntemleri araştırarak açığa çıkarır.

ICAD, sadece gözaltında kayıplara karşı değil, aynı zamanda işkenceye, yargısız infazlara, tecrit cezasına ve tüm diğer insan hakları ihlallerine de karşı mücadele yürütmektedir.

ICAD, ülkelerde seksiyonlar tarzında örgütlenmektedir. Seksiyon temsilcilerinden olusan uluslararası bir konsey ve seksiyonlar arasındaki ilişkiyi koordine eden bir uluslararası büroya sahiptir.

ICAD, gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bütün lokal, ulusal ve uluslararası örgütlenmelerle birlikte çalışmaktan yanadır. İnsan haklarını savunan sosyal ve siyasal hareketleri desteklemektedir.

Gözaltında kayıplara karşı mücadelenin güçlenmesine sizler de destek verebilirsiniz.

ICAD’ı şu şekillerde destekleyebilirsiniz:

  • ICAD’ın yayın ve bildirilerini dağıtarak
  • Faaliyetlerine katılarak
  • Maddi destek vererek
  • Bulunduğunuz ülkedeki ICAD seksiyonunda çalışarak

ICAD Fransa seksiyonu: icadfrance2017@hotmail.com

Facebook sayfası: icad france